
Piraye’ye ait nüfus cüzdanının Nâzım Hikmet’ten boşandığını gösteren sayfaları.
Piraye’nin nüfus cüzdanının “medeni ve şahsi ahvalindeki tebeddülat [değişiklikler]” sayfasında “kocası Mehmet Nâzım’dan 23.3.951”de boşandığı yazılıdır. Piraye, medeni halindeki bu değişikliği beş gün içinde nüfusuna kaydettirir.

1952, Altunizade Köşkü’ndeki odasında.
Saime teyzesi, Altunizade Köşkü’nün arazisinden bir parseli ev yapması için Piraye’ye verdi. Piraye 1942 sonundan beri köşkte kalıyordu. İsterse yalnız da kalabileceği, sevdikleriyle dolup taşan bir kalabalığın içinde, alıştığı gibi…

1952, Kadıköy, Altıyol’da kuzeni İzgen ile. İzgen henüz gelini değil, ama her zaman yanında, sırdaşı, dert ortağı.

1953, 30 Ağustos. Nadire ile Tuna’nın düğün günü. Tuna, Saime teyzesinin oğlu.
Altunizade… Öyle bir mahalle ki, öyle bir aile, öyle bir yuva ki Piraye için ömre bedel. Çocukluğundan ölümüne oradaydı, nice düğün, cenaze gördü, yeri geldi kaçtı sığındı, yeri geldi saklandı.
1954’te öksüz kaldı Piraye, annesi Nurhayat Hanım’ı kaybetti. Aynı yıl Altunizade Köşkü’nün bahçesinde Memet Fuat’ın yaptığı evin inşaatı tamamlandı. Piraye ölene kadar bu iki katlı evde yaşadı. Önce üst katında, merdiven çıkmakta zorlanınca da alt katında.
1950’li yıllarda kayınvalide oldu. Kızı Suzan, Nâzım Hikmet’in baba bir kardeşi Metin Yasavul ile evlendi; oğlu Memet Fuat teyze kızı İzgen Öksüzcü ile.

1960, oğlu Memet Fuat’la.
Memet Fuat’ın adıyla anılan De Yayınevi’nin öne çıkmayan kurucu ortağıydı, damadı Metin Yasavul ile. De Yayınevi, Piraye’nin koruduğu, sakladığı Nâzım Hikmet’le ilgili her şeyi okurlara ulaştırmaya çalıştı. Mektuplar hariç, “Ben öldükten sonra ne isterseniz yapın, yaşarken olmaz” demişti Piraye. Dediği gibi oldu, ölümünden sonra mektuplar da okurlarıyla buluştu.

1968 Mayıs, Altunizade’deki evinin balkonunda, İzgen ile Vildan’ın arasında.
1960’lı yıllar kayıplarla başladı: 1961 yılı Aralık ayında babası Ahmet Muhtar Bey öldü. 29 Nisan 1968’de kız kardeşi Selma. Üç kız kardeşin en küçüğü ilk ayrılan oldu. Bu acıyla başa çıkarken de yanı başında İzgen vardı gene.

1972, iki torunu arasında bir doğum günü kutlamasında. Sağındaki Mehmet Ali, kızı Suzan ile Metin Yasavul’un oğlu; solundaki Kenan ise, oğlu Memet Fuat ile İzgen Bengü’nün oğlu.
Kızının kızının kızı Deniz’in doğumuyla dört nesil bir araya geldi.
Ardından kara haber: 1984’te can yoldaşı ablası Fifi’yi kaybetti.
19 Kasım 1988’de oğlunun oğlunun oğlu Arda’yı gördü. Dört nesil gene bir araya geldi.

1989, Altunizade. Gelini İzgen [Bengü] ve torunu Mehmet Ali [Yasavul] ile evinin bahçesinde. Kallavi cezve ve on üç fincan bahçede yalnız olmadıklarının kanıtı.
14 Mayıs 1990. Hem kuzeni (teyzesi Fatma Pürkemal’in kızı) hem de gelini (oğlu Memet Fuat’ın eşi) olan çok sevdiği İzgen Öksüzcü Bengü’nün ölümüyle sarsıldı.

1991, Altunizade. Oğlu Memet Fuat’ın oğlu Kenan Bengü ve torunu Arda ile evinin bahçesinde.
İstanbul, 21 Mart 1995
“21 Mart 1995 Salı günü gece yarısına doğru, bataklığa dönüşmüş dünyamızdan iyiliğin, dürüstlüğün, onurun, bağlılığın, özverinin simgesi bir kadın ayrıldı” diye yazdı Memet Fuat, Gölgede Kalan Yıllar’da. O kadın Piraye’ydi.